Ragbi Günlükleri 56

Zafer ERAY
Zafer ERAY
zafereray@edirneahval.com
Yayınlanma 27.04.2021 - 10:22

Ragbi Günlükleri’nde ‘Spor ve Sosyoloji’ ilişkisini konuşmayı sürdüreceğiz. Bu haftaki alt başlığımız ‘Spor ve Sosyalleşme’ olacak. Anadolu Üniversitesi Yayınlarından çıkan, Prof. Dr. Canan KOCA’nın editörlüğünü yaptığı ‘Sporda Psikososyal Alanlar’ kitabından faydalanmaya devam ediyoruz. Keyifli okumalar… 

SPOR VE SOSYALLEŞME

Sosyalleşmesüreci ailede başlar ve toplumsal hayatın içerisinde başta eğitim kurumu ve çevre olmak üzere devam eder. Yaşam boyu süren bir süreç olan sosyalleşme, bireylerin toplumsal norm ve değerlere ilişkin bir farkında olma durumuna ulaşmalarını ve bir benlik duygusu edinmelerini sağlamaktadır. Kültürün insandan insana geçişi olarak tanımlanabilen sosyalleşme, bireyin kültürün özelliklerin öğrenerek yaşama ilişkin bilgilerle donatılması sürecidir. Bu anlamıyla sosyalleşme, farklı kuşakları birbirine bağlayarak kültürün sürekliliğini sağlamaktadır. İnsan; hayatta bazı değer, inanç ve sosyal ilişkileri öğrenerek toplumsal varlık haline gelmektedir.

Bir kurum olarak spor, toplumsal hayatın içerisinde küçük yaşlardan itibaren çocukların hem kuralları öğrenmelerini hem de bu öğrenme esnasında fiziksel bilgi ve beceri kazanmalarını sağlamaktadır. Çocuklar spor aracılığıyla bir bütünün parçası olmayı, farklı kültürlerden gelen akranlarıyla birlikteliği ve mücadeleyi öğrenmektedirler. Burada rekabet; kurallara ve rakibe saygı, kazanma ve kaybetmeye belki de hepsinden daha önemlisi oynamayı, katılmayı deneyimlemektedir. Spor, kuşaktan kuşağa aktarılan bir deneyimler bütünü olarak çocukların sosyalleşmesinde büyük bir önem arz etmektedir. Bu yüzden, özellikle çocuklara yönelik sportif etkinliklerde kazanmaktan çok bir arada olmanın ve fairplay ilkelerinin aktarılması gerekmektedir. Çocuklar bir araya gelerek icra edilen sportif faaliyetlerde bir toplumsal grup olmayı ve bu grubun içerisinde farklı toplumsal rolleri yerine getirmeyi öğrenirler. Bu sayede spor aracılığıyla bir anlamda ilerleyen aşamalarda içinde yer alacakları toplumsal mevkilerdeki pozisyonlarına yönelik hazırlıklara da başlamış olurlar. Sportif müsabakalar, çocukların ve gençlerin hayata hazırlanmasında aracı bir rol üstlenmektedirler. Özellikle takım sporlarında bu durum çok daha ön planda yaşanmaktadır. Çünkü her bir sporcu kendisinin bulunduğu alana ilişkin davranış kalıplarını ve buna yönelik yaklaşımların neler olduğunu bizzat karşılaşmalar içerisinde öğrenmektedir. Yardımlaşma, ekip ruhu, mücadele, rekabet vb. gibi pek çok kavram daha küçük yaşlardan itibaren içselleştirilmiş olmaktadır.

Sosyalleşme süreci; spora yönelik sosyalleşme ve spor yoluyla sosyalleşme olarak iki boyutta ele alınmaktadır. Bu boyutlardan ilki olan spora yönelik sosyalleşme, bireylerin spora çeşitli sosyalleşme ajanları aracılığıyla katılmaya başlamasını ifade etmektedir. Bu modele göre; başta aile olmak üzere arkadaşlar, okul, sosyal çevre ve medya bireylerin spora yönelmesinde etkili olmaktadır. Spor yoluyla sosyalleşme ise bireyin spora katılması sonucu kazandığı psikolojik ve sosyal sonuçları ifade etmektedir. Diğer bir ifadeyle spor yoluyla bireyde karakter oluşturma, disiplini öğretme, yaşam mücadelesine hazırlama, ahlaki gelişim ve iyi bir vatandaş olmaya yardımcı olma ve istendik kişilik özelliklerini geliştirme gibi sonuçların oluşturulmasını ifade etmektedir.

Spora Yönelik Sosyalleşme

Bu başlık altında, bireyleri spora yöneltmede etkili olan bazı sosyalleşme ajanlarını inceleyeceğiz.

Aile Etkisi: Aile, çocukların toplumsal hayata ilişkin öğrenme süreçlerinin ilk başladığı yer olarak büyük bir etkiye sahiptir. Çocukların fiziksel ve psikolojik gelişmelerinde büyük etkisi bulunan oyun ve ardından sportif faaliyetlerin içselleştirilmesinde, aile bireylerinin yaklaşımları belirleyici olmaktadır. Çocuk oynayarak öğrenme sürecinin kendisine sağladığı olanakları keşfettikçe sporla kuracağı bağın da güçleneceği bir sürecin içerisine doğru geçiş yapacaktır. Aile, sosyal dünyayı ve spor dünyasını görmeyi sağlayan ilk birimdir. Ailenin sosyalizasyon üzerindeki ilk ve güçlü etkisi, çocuğun spora katılıp katılmayacağını ve katılıyorsa da nasıl spor yapacağını belirlemesidir. Aileler sporu icra etmek kadar sporu izlemek ve tüketmekle de çocuklarına örnek olmayı sürdürebilmektedirler. Kendi ebeveynlerini kopyalayan çocuk açısından sportif organizasyonları izlemek önceleri ebeveynleri ile vakit geçirmenin bir aracıdır. Daha sonraki aşamalarda ise izleme süreci ile birlikte öğrenme ve eğlenme aşamalarına geçiş yapılmaktadır.

Arkadaşlar-Sosyal Çevre Etkisi: Çocuğun spora katılmasında içinde bulunduğu sosyal çevrenin ve arkadaşlarının da etkisi bulunmaktadır. İçinde bulunduğu ortamdaki arkadaşlık ilişkileri ve arkadaşlarının herhangi bir spor dalı ile uğraşıyor olması, olumlu yönde bir yaklaşımın oluşmasına katkıda bulunmaktadır. Arkadaşlarından geride kalmak istemeyen ve onlarla bir arada bulunmak isteyen çocuklar, akranlarıyla birlikte hareket edebilmek amacıyla sportif etkinliklere katılmayı arzulayabilmektedirler. İlk çocukluk yıllarında ebeveynlerin sosyalleşme sürecindeki doğrudan etkisi ergenlik dönemi ile birlikte yerini öğretmenlere, antrenörlere ve özellikle akranlara bırakmaktadır. Bu anlamda arkadaşlar, öğrencilerin spor yapmaları konusunda önemli birer sosyal ajandırlar.

Okul Etkisi: Eğitimin amacı, çocukların akademik başarıları kazanmaları kadar sağlam bir karakter ve düzgün bir kişilik edinmelerinin de hayata geçirilmesidir. Spor, kurallar çerçevesinde hayata geçirilen aktiviteler bütünü olarak öğrencilerin hem hayata hazırlanmasına hem de istenilen kişilikler olarak yetiştirilmesine yardımcı olmaktadır. Okul sporunda amaç; dayanışma ve işbirliği duygusunun gelişmesinin sağlanmasının yanı sıra çocuk ve gençlerde kural bilincinin oluşturulması, paylaşma, hoşgörü, yardımseverlik gibi insani değerlerin spor yoluyla aktarılmasıdır.

Medya Etkisi: Sporun geniş kitlelere buluşmasında aracılık rolünü üstlenen medya, sosyalleşme ajanı olarak da etkide bulunmaktadır. Sporcu şöhretlerin medya aracılığıyla daha yakından tanınması sonrasında sporun cazibesi ve yarattığı çekim de yükselmiştir. Özellikle büyük spor organizasyonları ve bu organizasyonlarda başarılar kazanan sporcular, medya aracılığıyla daha yakından takip edilmesi sağlanabilecek haberler aracılığıyla ön plana çıkarılmakta ve onlar üzerinden gıpta etkisi yaratılmaktadır. Medyanın tüketim, sponsorluk ve reklam üçgeni içerisinde sportif organizasyonların yanı sıra sporun yapılış şeklini de belirlemeye başlaması ile birlikte ilgi çeken spor dallarına yönelik katılım da daha yüksek gerçekleşmektedir.

Spor Yoluyla Sosyalleşme

Bireylerin spora katılmaları sonrasında kazanmış oldukları psikolojik ve sosyal sonuçlar spor yoluyla sosyalleşme kavramı ile açıklanmaktadır. Spor, bireyin karakter yapısında yarattığı etkinin yanı sıra, disiplinli bir hayat sürme, ahlaklı bir yurttaş olma gibi özelliklerin de şekillenmesinde katkıda bulunmaktadır.

Spor ve fiziksel aktivitelerin okul çağı çocuklarında akademik başarıyı arttırdığına dikkat çekilmektedir. Spor özünde sistem, disiplin, hedef ve başarı kombinasyonudur. Spor yapan çocuk, disiplini hayatına uygulamaya, hedef koymaya ve başarmaya odaklanır. Çocukların okul başarısı ile ilgili endişe duyan veya sistemli çalışma ve disiplinle ilgili desteği faydalı olacağı düşünülen çocuklara uzmanların da ilk önerisi spor eğitimidir. Enerjisini boşaltan, sosyal bir gruba ait olan çocuğun mutluluğu, çevresinin desteği ve kazandığı başarı onu motive eder. Sağlığı, direnci, görüntüsü ve becerileri arkadaşları içinde de bireye saygı kazandırır. Spor yapan çocuklar onaylanır, destek görür ve sevilir. Tüm bu pozitif katkılar çocuğun ders başarısını da olumlu yönde etkiler.

Spor; bireylerin düzenli bir hayat sürmesi ile başlayan ve buna eşlik eden beslenme alışkanlıkları, boş zaman faaliyetlerinin planlanmasına kadar uzanan geniş bir perspektif içerisinde hayatın ritminde yer bulmaya başlar. Spor, özellikle de elit spor; düzenli bir hayat içerisinde yaşamayı bireylere adeta dayatır.

Sporun amacı, yediden yetmişe toplumsal yaşam içerisinde yer alan bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlıklarına katkıda bulunmak; yapılan egzersiz ve idmanlarla bedenin direncini ve performansını artırmaktır. Spor ve sağlık iç içe geçen kurumlardır. Sporun bireyler ve toplumsal yaşam üzerindeki olumlu etkileri sağlık kurumunu doğrudan etkilemektedir.

Sportif etkinlikler rakibe saygıyı, kurallara uymayı ve dürüst bir biçimde mücadele etmeyi öğretir.Spor, Fair Play ilkeleri aracılığıyla hem spor sahalarında hem de toplumsal yaşamın her alanında bireylerin kendisi dışında kalan bütün diğer bireylerin haklarına saygı göstermelerinde ve adil olmalarında da etkili bir alandır. Sportif etkinliklerde bulunan bireyler sadece kendi kimliklerinin oluşumuna katkıda bulunmazlar aynı zamanda rakiplerinin/ötekilerin kimliklerinin de oluşumuna ve karşılıklı iletişimde bulunulmasına da katkı sağlarlar.

Spora katılımın bir diğer önemli sonucu da bireysel kimliklerin kazanılmasındaki payıdır. İster bireysel düzeyde isterse de takım halinde sportif etkinliklere katılım şeklinde olsun bireylerin sosyalleşmesi ve farklı bireylerle iletişime geçmesi önemli bir kazanımdır. Ayrıca spor aracılığıyla bireysel kimliklerin şekillendiği bir süreç de başlamış olur.

Spora yönelik sosyalleştirme ajanı olan medya, spor yoluyla sosyalleştirme sürecinde de ön planda yer almaktadır.

Bugün profesyonelliğin ağır baskısını hissetmelerine rağmen elit sporcuların ‘oyunun hakkını’ vermeye çalışmaları bir anlamda insanlık tarihi kadar eski olan ‘oyun’ kavramının önemine ışık tutmaktadır. Bununla birlikte, günümüzde spor bir oyundan çok işe dönüşmüş görünmektedir. Ancak yine de oynamak edimi beraberinde eğlenme, haz alma duygularını da taşımayı sürdürmektedir. Oyunu icra edenler kadar oyunu izleyenlerin de aynı şekilde katkıda bulunmaları ile süreç tamamlanmaktadır. Oynamak, kazanmak ve kaybetmenin çok daha ötesinde insani duyguların ön plana çıkmasını sağlamaktadır. Burada özellikle rakiple kurulan temasın önemi modern dönem ile birlikte çok daha fazla artmıştır.

Spor yoluyla sosyalleşmenin olumlu etkileri kadar sporu elit düzeyde yapan sporcular açısından birtakım olumsuz etkileri de bulunmaktadır. Sürekli olarak başarı baskısı altında yaşamak zorunda bırakılan ve bu doğrultuda sağlığından ödünler veren bireyler açısından ağır sakatlıkların yanı sıra kullanılan birtakım ilaçların yaratmış olduğu etkiler de ortaya çıkabilmektedir. Yüksek performansa odaklanma ve mutlaksurette kazanmaya koşullanma, beraberinde sosyalleşme süreçlerinin bozulmasını ve toplumsal hayattakiilişkilerde de yıkıcı olabilmektedir.

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!