Türkiye'de ragbi lig sporunu desteklemek ve geliştirmek adına 2016 yılında İstanbul merkezli kurulan Ragbi Lig Derneği(RLD), kurulduğu günden bu yana önemli bir mesafe kat etti. Ülke içerisinde düzenlenen ulusal müsabakaların yanında, uluslararası düzeyde de kurduğu ilişkilerle Türk Ragbi Ligi'ni temsil ediyor. Avrupa Ragbi Lig Federasyonu ve Uluslararası Ragbi Lig Federasyonu tarafından desteklenen RLD, 2018 yılında ''Temcilci Üye'' statüsünü kazandı.
RDL'nin başarılı girişimleri sonrasında Türkiye, ragbi lig sporunda uluslararası bir turnuvaya ev sahibi oldu. Avrupa Ragbi Lig Federasyonu D Grubu maçları 14-17 Ekim tarihlerinde Bodrum'da oynandı. Bodrum Belediyesi ve Bodrum Tanıtım Vakfı'nın da desteklediği organizasyon, Hüseyin Akar Tesisleri'nde gerçekleştirilirken, sporseverler de organizasyona oldukça ilgi gösterdi.
2025 Dünya Kupası elemelerinin ilk aşaması olan bu şampiyona, 14 Ekim günü oynanan maçlarla başladı. Saat 13.00'daki ilk karşılaşma, Malta ve Çekya arasındaydı. Maç henüz başlamıştı ki yaşanan talihsiz sakatlık herkesi derin bir üzüntüye sevk etti. Çekya takımından bir oyuncunun yaşadığı sakatlık sonrası oyun yarım saate yakın durdu. Oyun tekrardan hareket kazandığında, sahada hakimiyeti elinde tutan ve bulduğu fırsatları değerlendiren bir Malta vardı. Bu oyunlarının karşılığını alarak 16-6 devreyi önde kapattılar. İkinci yarı başladığında ise, rüzgarın yönü değişmiş ve silkelenip kendine gelmiş bir Çekya çıktı sahaya. Oyunun hakimiyetini bir an bile elinden bırakmayan Çekya, rakibini sürekli savunma yapmaya mecbur bırakıp yordu ve üst üste sayılar bulmaya başladı. Buldukları kadar değerlendiremedikleri pozisyonları da olan Çekya, maçın sonunda rakibini 40-16 mağlup eden taraf oluyordu. Maçın ikinci yarısında Çekya'nın gösterdiği performans ve geri dönüş alkışı hak ediyordu. Oyuncular da maç sonunda zaferleri doyasıya kutladılar.
Çekya baş antrenörü David Lahr, "İlk yarımız korkunçtu. Çok kötü başladık ve ardından en iyi oyuncularımızdan birini sakatlanarak kaybettik. Kendisine başarılar diliyor ve bunun, kariyerinin sonu olmadığını umuyoruz. Galibiyeti de ona adadık. İkinci yarıda sahayı daha fazla kontrol etmeye başladık ve ihtiyacımız olan da buydu. Gerçekten gurur duyuyorum çünkü sadece yerli oyuncular kullandık ve bu bizim için en iyisi." diyerek maç sonrasında görüşlerini ifade etti. Malta baş antrenörü Roderick Attard ise şunları kaydetti: "Maçı önde götürürken kaybettiğimiz için çok hayal kırıklığına uğradık, ancak rotasyonumuz dardı ve yedekte oyuncumuz kalmamıştı. Oyunu bitirmek bir ekip işiydi ve herkes elinden gelenin en iyisini yaptı."
Bodrum'da günün ikinci karşılaşması Türkiye ve Hollanda arasındaydı. Bu karşılaşma, bir önceki maçta yaşanan sakatlıktan ötürü planlanandan 45 dakika geç başladı. Maçtaki ilk skor 9. dakikada Hollanda adına yazıldı. Millerimiz, 20. dakikada skoru eşitlemeye çok yaklaştı. Rakibin sayı alanına bir metre kala, Kemal Ege Gürkan'ın attığı kötü pası Rama Kabak yakalayamayınca topu çalan Hollandalı oyuncu bütün sahayı geçerek skoru 12-0'a getirdi. Bu dakikadan sonra biraz daha toparlanan milliler, 25. dakikada Oğuzhan Demir'in sayısıyla skoru 12-6 yaparken, Hollanda bu sayıya bir alan golüyle cevap verdi:14-6. 34. dakikada Mihraç Ertürk'ün sayısıyla aradaki fark kapansa da(14-12) ilk yarının sonunda gelen Hollanda sayısı moralleri bozuyordu: 20-12. İkinci yarı başlarken dileğimiz, millilerin geri dönüşü sağlayıp Türkiye hanesine bir galibiyet yazdırmalarıydı. Bu inançla ekran başına geçmişken, henüz ikinci yarının ilk dakikasındaki Hollanda sayısı bizleri hayal kırıklığına uğrattı. Beklediğimiz dönüşü gerçekleştiremeyip, oyundan düşen Türkiye karşısında iki try daha bulan Hollanda, 73. dakikada skoru 40-12'ye getirdi. 78. dakikada ise, tabelayı belirleyen sayı Doruk Çeliktutan'dan geldi ve maç, 40-18 Hollanda lehine sonuçlandı.
Hollanda baş antrenörü Kane Krlic, "Kazanma şansı az olan takım olarak geldik ama şimdi finaldeyiz. Tüm oyuncularımız yerel rekabetten ve bu bizim için son derece önemli. Büyüme, ana odak noktası ve bu oyunculara sadık kalmanın ödülü de bu.” diyerek maç sonrası görüşlerini belirtti. Türkiye Ragbi Lig milli takımı başantrenörü Julien Treu ise yaptığı açıklamada, ''Çok çalıştık ama çok fazla hata yaptık ve ilk yarıda çok penaltı verdik. Hollanda'ya adil oyun için tebrikler, çok iyi oynadılar. Malta ile oynayacağımız sıralama maçında kendimize güveniyoruz ve kendi sahasımızda kazanmak için her şeyi yapacağız." dedi.
İlk maçların oynanmasının ardından verilen ara, 17 Ekim günü saat 13.00'daki Türkiye-Malta karşılaşmasıyla son buldu. Takımların uluslararası sıralamalarını etkileyecek olan bu maçı, iki takımda kazanmak ve şampiyonayı galibiyetle noktalamak istiyordu. Hollanda karşısında sakatlık yaşamadan maçı tamamlayan Türkiye'nin aksine Malta, oynadıkları ilk maçta çok sayıda sakatlık yaşayıp, Türkiye karşısına sadece bir yedek oyuncuyla çıkabildi. Başlama düdüğünün çalmasıyla birlikte Türkiye, ilk dakikada Oğuzhan Demir'in sayısıyla maça hızlı bir başlangıç yaptı. Kısa bir süre sonra gelen Ozan Işık'ın sayısı, skoru 12-0'a getirdi. İlk 20 dakikada, Türkiye'nin Malta karşısında oyunu domine ettiğini söyleyebiliriz. Bu dakikadan sonra oyunu dengelemeye başlayan Malta, 30. dakikada skoru 12-6'ya, 34. dakikada da 12-12'ye getirdi. Bu skor, aynı zamanda ilk yarının da sonucu oluyordu. Maçın ikinci yarısı, bambaşka bir senaryoyla oynandı. İkinci yarının başında yediği sayılarla gardı düşen Malta, maçın devamında etkili olamazken; Türkiye, bulduğu sayılarla maçı 36-12 kazanmayı başardı. İkinci yarıda milli takım adına sayılar Doruk Çeliktutan, Behzat Bayram, Batuhan Balçın, Mert Tayyar Berktav ve Oğuzhan Tirendez'den geldi. Malta'nın ikinci yarıda daha çok savunma yapmak zorunda kalması ve yedek oyuncusuz oynaması kendilerini oldukça yordu ve bu durum, Türkiye'nin işini kolaylaştırdı. Bu maç özelinde ayrı bir parantez açmak gerekirse, oyuna sonradan dáhil olan milli oyuncumuz Ahmet Tarık Tekin'in savunmadaki gayreti ve attığı tekıllar, milli takımın savunmasına direnç ve enerji getirirken, takdire layık bir performanstı. Türkiye adınaysa şampiyonayı galibiyetle kapamak, inşaa ettiğimiz gelecek üzerine bir tuğla daha eklemek gibiydi.
Maç sonrası yapılan röportajlarda Türkiye başantrenörü Julien Treu, “Sonuçtan çok memnunuz. Perşembe günü Hollanda'ya kaybettikten sonra yeniden odaklanmak zorunda kaldık ve bu turnuvayı iyi, olumlu bir notla bitirmek için doğru tavrımız vardı. Daha fazla uluslararası maç istiyoruz. Ev sahipliği yapabileceğimizi gösterdik ve yakında daha yüksek bir seviyeye ulaşmak istiyoruz. Oyuncularımız oldukça istekli. Saha içinde ve dışında güçlü bir takımımız var." derken; Malta baş antrenörü Roderick Attard ise, “Oyuncularımızın çabalarını suçlayamam. 80 dakika boyunca sakatlanan adamlarımız vardı. Her şeylerini verdiler ve Türkler için bu maç kolay değildi. Bu yüzden onlarla gurur duyuyorum." diyerek görüşlerini ifade etti.
Final gününün beklenen maçı, saat 15.15'te Çekya ve Hollanda arasında oynandı. Kazanan takımın, 2025 Dünya Kupası elemelerine katılacak olması maçın heyecanını arttırıyordu. Bu maç öncesinde iki takımın koçu da europeanrugbyleague.com sitesine röportaj verdi. Hollanda baş antrenörü Kane Krlic, "Kendimiz için tarih yaratmaktan 80 dakika uzaktayız. Neyin tehlikede olduğunu biliyoruz. Ancak çok ortak noktası olan iki ulus arasında çok eşit bir yarışma olacağına söz veriyoruz. En iyi takım kazansın." derken; Çekya baş antrenörü David Lahr ise, "Son iki günde iyileştik ve çocuklar kendilerine güveniyorlar. Bu, rekabetimizi geliştirmeye devam etmeye çalışmak için çok büyük bir ödül. 19 kişilik kadromuzda temsil edilen yedi kulüp var. Bu, birçok genç yeteneğin büyük bir başarısı. Yarın milletimiz ve sporumuz için büyük gün.” diyerek görüşlerini bildirdi.
Merak edilen maç başladığında beklenti, ilk maçlarında dominant performans gösteren iki takımın kıyasıya rekabet edeceği yönündeydi. Evet, mücadele yine güzeldi ama sahada maçı kazanmayı daha çok isteyen Hollanda gibi gözüküyordu. İlk yarı boyunca iyi bir oyun sergileyen Hollanda, devreye 14-0 önde girmeyi başardı. Çekya, ilk maçında olduğu gibi maça durgun başlamış ve rakibinin oyunu kontrol etmesine izin vermişti. İzleyenlerin aklındaki soru, Çekya aynı geri dönüşü tekrar yapabilecek miydi? İkinci yarı başladığında, Hollanda'nın durmaya niyeti yoktu. İlk yarıdaki güzel oyununa devam eden Turuncu Aslanlar, dört try daha bularak farka gitti. Çekya'nın ikinci yarıda bulduğu iki try ise, oyunda kalmalarına yardımcı olmadı. Bitiş düdüğü çaldığında skor, 36-10 Hollanda lehineydi. Maç sonunda güzel görüntülere de şáhit olduk. Hollandalı oyuncular hem maçın bitiş düdüğünden sonra hem de şampiyonluk kupalarını Ragbi Lig Derneği Başkanı Sayın Gürol Yıldız'ın elinden alırlarken büyük sevinç yaşadılar. Nasıl yaşamasınlar? Hem B grubuna yükseldiler hem de 2025 Dünya Kupası elemelerine katılmaya hak kazandılar. Final maçında aldıkları net skor, bunu sonuna kadar hak ettiklerini gösteriyor.
Beş yıllık görev süresinin ardından görevi bırakan Hollanda teknik direktörü Kane Krlic, kazandıkları şampiyona sonrası takımını saygıyla selamlarken, “Bu, Hollanda ragbi liginin neyle ilgili olduğunu gösterdi. Birbirimiz için çok çalışıyoruz. Gerçekten gurur duyuyorum. Artık iç rekabeti arttırdığımıza göre bu takım daha da güçlenecek ve büyümeyi görmek için sabırsızlanıyorum. Bu çocuklar ülkelerini temsil etmeyi ve bu sporu seviyorlar.” dedi. Final maçından üzgün ayrılan tarafın baş antrenörü David Lahr, maç sonrası verdiği röportajda "Kaptanımız Tomáš Řičica'yı erken kaybettik ve çok fazla hata yaptık. Bu yüzden ilk yarıda sadece savunma yapıyorduk. Bu genç kadroyla finalde kaybetmekten dolayı gurur duyuyorum." diyerek oyuncularını tebrik etti.
Gösterdikleri mücadeleden dolayı tüm takımları tebrik ediyor, sakatlık yaşayan sporculara geçmiş olsun diyor, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Nice uluslararası ragbi organizasyonunu bu topraklarda görmek dileğiyle...
NOT: Geçen haftaki yazımda(77), 15'li ragbi milli takımımızın Avrupa Gelişim Ligi'ndeki rakibini Finlandiya olarak yazmışım. Doğrusu, Estonya olacaktı. Sehven yapılan bu hatayı düzeltir, özür dilerim.